Yaşamboyu Eğitim Merkezi
 
TARİH 24/03/2020
SÜRE 24 Saat
YER Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs Eski Yadyok Binası 332 Nolu sınıf
Fiyat 1450 TL

Modernliğin 250 Yılı: Tarih, Toplum ve Edebiyat

Modernliğin 250 Yılı: Tarih, Toplum ve Edebiyat

24 Mart – 12 Mayıs 2020

 

Bugün içinde yaşadığımız dünyayı, aşina olduğumuz değerleri, kurumları, pratikleri ve düşünme biçimleriyle toplumu şekillendiren modernlik fikrinin, modernitenin serüvenini  18. yüzyıldan başlayarak 1950’lere kadar takip edeceğimiz bu derslerde, modernliğin görkemli umutlarını, vaatlerini, büyük düş kırıklıklarını, kırılma noktalarını ve sürekliliklerini tartışacağız. Goethe’nin ruhunu bilgiye ve gelişmeye istekle satan Faust’undan Kafka’nın karanlık ve endişeli dünyasına edebi dönüşümlerin, sanayi devriminden sömürgeciliğe sosyo-ekonomik süreçlerin, işçi sınıfı hareketlerinden milliyetçiliğe sosyal hareketlerin iç içe geçen hikayelerinin izlerini sürecek; tarih, sosyoloji, sanat tarihi ve edebiyat gibi disiplinlerin farklı bakış açılarıyla Avrupa, Rusya, Türkiye ekseninde modernliğin 250 yılını ele alacağız.

 

  1. Hafta 24 Mart

Ruhunu Bilgiye Satmak: 18. Yüzyılın Zihinsel Dönüşümü

Tuna Kuyucu: Günümüz dünyasında verili olarak kabul ettiğimiz, kişisel, ilişkisel, siyasi ve ekonomik alanların şekillendirilip yönlendirilmesinde temel bir ölçüt olarak sürekli dolaşımda tuttuğumuz ilerleme-gelişme kavramlarının nasıl ortaya çıktığına bakacağımız bu derste ilerleme düşüncesinin 18. yüzyıldan itibaren belirgin olarak gözlemlenebilen zamansal ve mekânsal dönüşümlerle birlikte şekillenen tarihini ele alacağız.

Zeynep Uysal: Kendini gerçekleştirmek için çabalayan modern bireyin, ilerleme ve gelişme fikrinin edebiyattaki temsil edici figürü Goethe’nin Faust’udur. Dünyanın bilgisine sahip olmak için ruhunu şeytana satan bu modern kahramanın hikayesi ile 18.yüzyılın hızla değişen modernlik kavrayışını ele alacağımız bu derste Faust’u takiben gelişmenin yarattığı büyülenme ve korkuyu temsilen Frankenstein’ı ve insanın kendi yaratıcılığına duyduğu hayranlığın temsili olan Pygmalion’u da tartışacağız.

 

  1. Hafta 31 Mart

Büyük Umutlar: Sanayi Devrimi

Cengiz Kırlı: 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yeni bir üretim biçimi olarak ortaya çıkan sanayileşmenin iktisadi, toplumsal, demografik ve kültürel alanlarda yarattığı büyük dönüşümün izlerini süreceğimiz bu derste, yeni üretim sürecinde ortaya çıkan işçi sınıfı ve hakim sınıf haline gelen burjuvazi, yeni üretim teknolojileri ile biçimlenen çalışma koşulları, kent yaşamının getirdiği yeni gündelik yaşam pratikleri ve sanayi kapitalizminin küresel bir üretim biçimi haline gelmesine ilişkin süreçlere odaklanacağız.

Başak Demirhan: Sanayileşme beraberinde yeni bir tür yoksulluk, yoğun nüfuslu şehir yaşamı, ağır çalışma koşulları ve sınıflar arasında çatışmalar getirdi. 19. yüzyıl romancıları toplumsal sorunlar hakkında bilgi verme, bu bilgiyi dağıtırken de toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak ahlaki ve siyasi bakış açılarını geliştirme sorumluluğu ile romanlarını yazmaya başladılar. Bir roman toplumunu hangi edebi tekniklerle anlatır? Roman türünün modern bireylerin üretilmesindeki rolü nedir? Bu derste toplumsal gerçekçi roman ile Bildungsroman adı verilen “oluşum romanı” örneklerini inceleyerek yazarların sanayileşme ve modernleşmeye verdikleri tepkileri göreceğiz. Charles Dickens’ın Zor Zamanlar romanına odaklanırken, Elizabeth Gaskell, Charlotte Bronte, Emile Zola ve Thomas Mann’ın romanlarına da değineceğiz.

 

  1. Hafta 7 Nisan

Modernlik mi Barbarlık mı: Yeni Sömürgecilik

Cengiz Kırlı: Bu derste serbest ticaret üzerine kurulu uluslararası kapitalist iş bölümünün yerine, 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Batı-dışı coğrafyaların gelişmiş kapitalist ülkeler tarafından işgal edilmesiyle ortaya çıkan “yeni sömürgecilik” dönemine odaklanacağız. Ekonomik çıkar kadar “uygarlaştırma misyonu” ile Asya ve Afrika’yı işgal eden sömürge imparatorluklarının rekabeti yanında ırk, millet, toplumsal cinsiyet kavramlarının yeniden tanımlandığı bu dönemi 1. Dünya Savaşı’nın getirdiği yıkım ve felaketin başlangıç evresi olarak değerlendireceğiz.

Aylin Alkaç: Batı’nın kendinden farklı olanı bir yandan küçümserken bir yandan da ondan büyülenmesi, Batı edebiyatında sömürgeciliğin bir söylem olarak ortaya çıkması yeni bir durum olmamakla birlikte, özellikle 19.yüzyılın sonuna yaklaşırken sömürgelerle değişen ilişkilerin edebiyata yansımaları da dönüşmeye başlar. Bu derste önce kısaca sömürgeci edebiyatın Shakespeare oyunlarından Robinson Crusoe’ya daha erken örneklerinden bahsettikten sonra özellikle Joseph Conrad’ın Karanlığın Yüreği ve E. M. Forster’ın Hindistan’a Bir Geçit romanları bağlamında eskiye kıyasla daha karmaşık bir hal alan sömüren-sömürülen ilişkisini ve edebi bir tür olarak romanın bunu ele alma yöntemlerini tartışacağız. 

 

  1. Hafta 14 Nisan

Madalyonun Öteki Yüzü: Aylaklar, Evsizler, Serseriler

Ahmet Ersoy: 19. yüzyılda kapitalist tüketim sisteminin ve sömürgeciliğin oluşturduğu yeni küresel düzenin merkezleri olan Batı metropollerine odaklanacağımız bu derste amacımız insanların, ürünlerin ve bilginin artan bir hızla dolaşımda olduğu bu dönemde şehirlerin ve gündelik hayat pratiklerinin nasıl dönüştüğünü, ve bu dönüşümlerin mağduru olan ötekileri, tutunamayanları anlamak. Tren, telegraf, fotoğraf, gramofon, sinema gibi yeni teknolojilerin zaman ve benlik algılarını nasıl değiştirdiğini, elektriğin kullanımıyla “gecenin fethi”nin nasıl mümkün olduğunu, ve büyük bulvarlarda, alışveriş merkezleri,  pasajlar, kafeler ve barlar etrafında şekillenen yeni hayatı inceleyeceğiz. Georg Simmel, Friedrich Nietzsche, Walter Benjamin gibi düşünürlerin tanıklıği bize bu değişimlerin siyaset ve kültür alanlarındaki izdüşümlerini gösterecek.

Olcay Akyıldız: 19. yüzyılın düzeni ve gelişmeyi merkeze alan şehir kültüründe bu düzene karşı kendini konumlandıran modern yazar, edebî metinde kural dışılığı tabulaştırılmış dayatmalara boyun eğmeyen “kötücül” veya “aylak” kahramanlar üzerinden anlatmaya girişir. Kötülük problemi “Tanrı’nın hükmünün geçersiz kılındığı” 19. yüzyıl seküler modernliğinin hesaplaşılması gereken bir meselesi olarak kendini gösterirken edebiyat da toplumsal olarak belirlenmiş iyiliği sorunsallaştırarak şehir kültürünün sinir uçlarıyla oynar. Tıpkı kötülük gibi “aylaklık” da modernliğin dayattığı çalışma ve başarı kültürünün altını oyarak toplumsal kuralları ihlal edicilikte kötülükle yarışır. Bu derste modern edebiyatın iki ana temasına, aylaklık ve kötülüğe, Oscar Wilde, Charles Baudelaire ve Edgar Allan Poe gibi yazar ve şairlerin eserlerindeki temsilleri üzerinden odaklanacağız.

 

  1. Hafta 21 Nisan

Işık Doğudan Yükselir: Oryantalizm

Ahmet Ersoy: Bu derste sömürge karşıtı hareketin kurucularından Franz Fanon’dan Oryantalizm eleştirisinin öncüsü Edward Said’e uzanan düşünce birikimi ekseninde modern Batı’nın dünya tahakkümü sürecini tarihsel bağlamında, kültürel araçlarına odaklanarak irdeleyeceğiz. Sanat ve edebiyatla eşgüdümlü olarak akademik Oryantalizm (Şarkiyatçılık) geleneğinin düşkün, kusurlu ve noksan Doğu imgesini Batılıların gözünde nasıl oluşturduğunu, akademik ve kültürel temsilin siyasal alandaki meşrulaştırıcı rolünü inceleyeceğiz. Bu bağlamda Avrupa kökenli Doğu-Batı kutupsallığının Osmanlı dünyasında yarattığı etki ve yansımalar da mercek altına alınacak.

Olcay Akyıldız: Batının Doğu imgesi esasen Doğu değil Batılı özne hakkında bir şeyler anlatır.

Bu bağlamda 18. Yüzyıl itibarı ile Avrupa edebiyatının temel metinlerinin pek çoğunun doğrudan ya da dolaylı olarak bu egzotik hayale göz kırpıyor olması da hem edebiyatın genel profiline hem de edebiyatla birlikte oluşan Avrupalı bireyin/benin inşasına dair izlere işaret eder. Buradan hareketle bu derste farklı sanat dallarındaki Doğu temsillerini karşılaştırmalı ve metinler arası ilişkileri de göz önünde tutarak ele alacağız.

 

  1. Hafta 28 Nisan

Biz ve Onlar: Milliyetçiliğin Yükselişi

Tuna Kuyucu: Bu derste tarih sahnesine görece yakın bir zamanda çıkmış olsa da bu kısa zaman içinde hem siyasi hem de kültürel olarak küresel düzeyde toplumların örgütlenmesinde tam bir hâkimiyet sağlamış olan millet kavramının ve milliyetçilik akımlarının tarihsel ve teorik arka planını ele alacağız.

Halim Kara: Bu derste Afrika ve Asya’da İngiliz, Fransız ve Rus/Sovyet sömürge ortamında yazan yerel yazarların edebi ve kültürel üretimleri aracılığıyla nasıl bir sömürge karşıtı söylem geliştirdiklerine odaklanacağız. Bu doğrultuda sömürge altında yaşayan Afrikalı ve Asyalı yazarların kolonyal ve postkolonyal deneyimlerini nasıl metinleştirdiklerini ve edebiyat üzerinden nasıl sömürge karşıtı bir milliyetçilik talep ettiklerini öne çıkan yazarların temsili eserleri üzerinden tartışacağız.

 

  1. Hafta 5 Mayıs

İki Savaş Arasında: Avant Garde ve Ötesi

Cengiz Kırlı: Bu derste Birinci Dünya Savaşı’nın sonunu, Rusya ve Almanya’daki devrimleri, Avrupa’da ulus ve azınlıklar sorununa çözüm arayışlarını ele aldıktan sonra yeni bir dünya özlemini, Sovyetler’deki yeni bir toplum ve yeni bir kültür inşasını ve nihayet devrimin doğuya kayışıyla doğu halklarının kurtuluşu fikrini tartışacağız.

Aylin Alkaç: 20. yüzyılın başından itibaren sanat alanında radikal bir kırılma gözlemlenir. Sanatçı artık tek ve mutlak doğru bir dış gerçeklik olduğu ve eserinde bunu temsil edebileceği iddiasından vazgeçmiş, gerçeklik bireyin bakış açısı ve algısına, iç dünyası ve bilinçaltına hapsolmuştur. Bu derste, kısaca bu değişen gerçeklikle ilişkinin resim ve edebiyattaki izdüşümleri olan dada, sürrealizm vb. avangart akımlara değindikten sonra ağırlıklı olarak modernizm üzerinde duracağız ve bu akımın özelliklerini en bilinen örneklerine de referansla Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway romanı üzerinden ele alacağız. 

 

  1. Hafta 12 Mayıs

Büyük Hayal Kırıklığı: Modernliğin İflası

Tuna Kuyucu: Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda oluşan iyimser havanın dağılmasıyla başlayacağımız bu derste 1929 dünya ekonomik bunalımının yol açtığı işsizlik, enflasyon ve ekonomik çöküntüyü inceleyecek; İtalya ve Almanya’da faşizm ve Nazizm’in yükselişi, Sovyet Rusya’da Stalin iktidarının pekişmesi ve karanlık bulutların Avrupa ve dünya siyasetini hızla kaplamasının ardından yeni bir topyekun savaşın ortaya çıkışını ele alacağız.

 Murat Gülsoy: İki büyük savaşın şafağında, Kafka’nın zamanın ötesine seslenen endişe ve korkuyla dokunmuş anlatısının izinde yürüyecek bu derste bir yandan 20. yüzyılın ruhunu edebiyat metinleri üzerinden anlamaya çalışacak bir yandan da edebiyatın geçirdiği dönüşümü inceleyeceğiz. Modernliğin yarattığı hayal kırıklığının kaydını tutan 1984, Cesur Yeni Dünya, Fahrenheit 451 gibi distopik romanlar ise o karanlığın içinde yaşanan toplumsal ve tarihsel süreçleri araştırmakta kılavuzumuz olacak. 

Kimler katılabilir: Tarih ve edebiyata ilgi duyan herkes.

Tarih & Saat: 24 Mart 2020 – 12 Mayıs 2020, 18.30-21.30
Salı günleri, 8 Hafta (Toplam 24 saat)

Ücret: Tam 1450 TL  // Öğrenci & Öğretmen 1200 TL
Ödemeler Axess, Bonus ve Shop & Miles Card’larına 3 taksit olarak uygulanmaktadır. Peşin ödemelerde %5 indirim yapılmaktadır.



Eğer size uygun bir program yok ise, buradan ön başvuru yapabilirsiniz.
8 oturum | 24 Saat
Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs Eski Yadyok Binası 332 Nolu sınıf
1450 TL KDV Dahil

Sadece bir adım kaldı...

Ödeme sayfasına git [X] Kapat
Hemen Başvur
Kontenjan henüz dolmadı.